ENERJİYİ DÜŞÜNCE GÜCÜYLE DÖNÜŞTÜRMEK

Psişik Korunma Yöntemlerinin belki de en önemlisi  enerjiyi düşünce gücüyle dönüştürme yöntemidir diyebiliriz. 

Bedenimizde  dağınık seyretmekte olan enerjilerimizi düşünce gücümüzle yönlendirmemiz  mümkün müdür diye bir soru soracak olursak yanıt "evet neden mümkün  olmasın" şeklinde olacaktır. Enerjimiz düşüncemizin gücüyle şekillenebilmektedir. 

Düşüncemizde  enerjidir. Bize verilmiş olan ruh enerjimiz bu yaşamdaki sabit yaşam  kaynağımızdır. Bedenimize yansıma yaparak onu canlı tutan şey yani ruh  enerjimiz evrenle temel bağlantımızdır. Düşüncelerimizse bundan farklı  bir enerjidir. Bir örnek olarak diyebiliriz ki düşüncelerimiz ve düşünce enerjisi ruha  şekil veren şeydir. "Düşüncelerinizden Sorumlusunuz" bilgisi bu anlamda  evrensel bir bilgidir ve bu kadim bilginin bize neden verildiğini gayet  güzel açıklar. 

Düşünceler yaşama bakış açımızı gösterir ve bu  söylediklerimizin hepsi de şuurla- bilinçle ilgilidir. Tekamül ve Yaşama Bakış Bulunduğumuz tekamül noktasına göre bir şuur ve bilinç taşırız. İşte o  şuur, bilinç bizim doğal olarak yaşama bakışımızı oluşturur. Yani neyin  ne kadarını anlayabildiğimizi ifade eder. Bütün’ün ne kadarına  değebildiğimizi gösterir. Yaşamı ne kadar görebildiğimiz ve onun ne  kadarını anlayabildiğimiz bizim yaşama bakış açımızın en net  göstergesidir. Yaşama bakışımız; yaşamla, kendimizle ve çevremizle  ilgili düşüncelerimizi oluşturur. Oluşan tüm bu düşünceler enerjidir,  bizim evrene gönderdiğimiz enerjiler. Evrene gönderdiğimiz bu düşünceler  yani enerjiler yaşamımızın şekillenmesinde pay sahibidir. Şimdi bu noktada uygulama yapmak ve kendini geliştirmek isteyenler için  en başa dönüp tekamül noktasını bir anda sıçratıp, bilinç ve şuur  durumunda ani değişimler yapılamayacağına göre, demek ki zincirin en son  halkasından başlamak gerek. Yani düşüncelerden… 

Düşüncelere hakim olmak  Eğer kendi üzerinizde çalışma yapmaya karar verir ve konsantrasyon  gücünüzü arttırmayı, sizin gelişiminiz ile ilgili herhangi bir hedefe  yönelmeyi dilerseniz; düşünmeyi arzu etmediğiniz düşüncelerinizi fark  edip, onları yakalayabilir ve onlar üzerinde hakimiyet kurabilirsiniz.  Bu sizi, yaşama bakışınızı değiştirmeye götürür. Yaşama bakışınızın  değişmesi ona daha fazlasına değmenize, daha fazlasını görmenize neden  olur. Daha fazla görmek, algılamak ve hissetmek zaman içinde bilinç ve  şuur durumundaki değişimlere neden olur. Şimdi ne yaptık aynı zinciri  tersten uyguladık… 

Düşüncelerinize sahip çıkmadığınız zaman kendi enerjiniz de dağınık  olur. Zihniniz bir oraya, bir buraya dolaşırken nasıl olur da bir  gelişimden söz edilebilir. Düşüncelerin en ilkel hali, oradan oraya  gezinme halleridir. Düşünceyi konsantre bir biçimde belli hedefler  üzerinde tutabilmek uygulama yapmayı gerektirir. Bütün başarılı insanlar  düşüncelerini belli bir hedef üzerinde tutmayı başaran insanlardır.  Başarılı olmak için hedefe konsantrasyon gücünüzü arttırmanız birinci  şarttır. Enerjinin bedende dağınık olması düşüncelerin dağınık olması demek olur.  Ve böylece bedendeki işlevlerde bozulmalarda görülebilir. Duruma göre  hastalıklar bile oluşabilir. Bunun için uygulanabilecek metotlar sade ve disiplinli konsantrasyon  çalışmalarıdır, meditasyonlardır, nefes egzersizleridir. Ve bir de  devamlı düşünceyi yakalamaya çalışmak, uygunsuz düşüncelerin yerine  diğerlerini yani olumlularını yerleştirmektir. Ne zaman ki zihninizi  anlamsız bir konuyu irdelerken, onunla meşgul olurken yakalarsanız;  biliniz ki o hal koca evren içinde sizin için sadece ve sadece bir zaman  kaybına neden olmaktadır… 

O nedenle anlamsız düşünceleri kendinizin  ve Bütün’ün gelişimine faydalı olabilecek olanlarla değiştirin. Karamsar  ve yaşamı olumlamayan düşüncelerde ısrarlı olmayın çünkü düşünce bir  enerjidir ve o tip bir enerjiyi yollamakta ısrarlı olursanız, kendi  kendinize bir sürü zorluk ve ters giden işler zinciri yaratabilirsiniz  ama uyanık, açık, berrak bir zihin çok değerlidir ve tüm Doğu  felsefelerinin özünü oluşturur. Düşünce enerjinizi rastgele her yere  dağıtmayın, başarı ve gelişim için hedefe lazer etkisi ile gönderilmiş  yoğun ve konsantre düşüncelere ihtiyacınız var ama hedefleriniz nefsani  ve size veya başkalarına zarar veren hedefler olursa, evrenin gizli  düzeniyle uyumlu değilse aynı lazer etkisinin geri dönüp önce sizi  vuracağını da unutmayın!…

Düşüncelerin Meditasyonla Pozitife Yönlendirilmesi Düşüncenin kontrol altına alınması için meditasyon zikir veya yaratıcı  imgeleme uygulamaları son derece değerli programlar ve uygulamalardır.  Meditatif çalışmalarda zihnin farklı bir vibrasyona, titreşime geçişi  sağlanmaktadır ve o yüksek titreşim aracılığıyla gerçek  ihtiyaçlarımızla, gerçek olmayanlarını ayırabilmek zaman içinde daha  kolay hale gelir. Gerçek olmayan ihtiyaçları tamamen nefsaniyetimiz,  nefsimiz ve egomuzdan ötürü yaratmışızdır. Bu yüzden de egonun terbiye  edilmesi, kontrol altına alınabilmesi öncelikle zihinsel boyuttadır. 

Düşüncelerin derlenip toparlanması neyi, neden, ne zaman ve nasıl  düşündüğünü bilmek ve fazlalıklı düşünceleri, zararlı düşünceleri adeta  bir bilgisayardaki koruyucu program gibi dışarı atabilmek çok önemlidir.  Çok fazla zararlı düşünceyi bir arada zihinde bulundurmak, otomatik  şartlandırmalarla yaşamda hiç durmadan bir şeyler istenmesi gerektiğine  ve hep daha fazlasına sahip olunması gerektiğine inanmak çok zararları  olan düşüncelerdir. Ama maalesef kendi üzerinde disiplin uygulamayan ve  hiçbir iç çalışma yapmayan toplum bireylerinin büyük bir çoğunluğuna,  geneline de bu düşünceler hakimdir. Her zaman her şeyin en iyisine sahip olmak gibi yanlış bir kanı  yaygındır. Neye göre iyi diye sormak gerekir ya da gerçek iyi nedir?  demekte yeterlidir. Bu tip soruları sormadan hiç durmadan istemek egonun  yüksekliğini gösterir. Oysa ki burada anlaşılması gereken şey, tüm  ezoterik ve doğu öğretilerinin temeli olan “ne kadar az şeye sahip  olursanız aslında o kadar çok şeye sahip olacaksınız!” bilgisidir ve  bunu anlamak insan tekamülü için hem çok önemli bir aşamadır, hem de  insanı bir realiteden diğerine sıçratacak güçte bir bilgidir. 

Düşünce enerjisini kontrol altında tutabilmek için en önemli uygulamalar  düşünce boyutunda yapılabilecek değişiklikler ve uygulamalardır. Ayrıca  yüksek enerjili ve kıymetli kitapların okunması, zihinsel çalışmalar,  meditasyon veya yoga benzeri uygulamalar, arınma programları,  fazlalıkların atılması için yapılan kendini bilme çalışmaları öncelikli  olarak zihinsel boyutta yapılan uygulamalardır ve başlangıç noktasını  oluştururlar. Yaşamda her şey disiplin ve uygulama ile değişebilir amaç  disiplinin ve uygulamaların önemini kavramaktadır. Eyleme dökülmüş boyuttaki davranışlar, eyleme dökülmüş nefsani durumlar  içinse azaltmalı bir programla uygulama yaparak, egonun gereksiz  çıkışlarını giderek kısmak daha doğru olabilir. Nefsi eğitmek için arzu  edilmeyen davranışı veya eylemi giderek azaltmak ve bunu küçük dozlarda  alıştırarak yapmak moral açısından da daha uygundur. Önce fark etmek, o  eylemi beğenmediğimizi görmek ve değiştirme arzusu duymak gerekir. Bu  tip çalışmalarda insanın kendi gücüne inanması için başarı elde ettiğini  de görmesi gerekir o yüzden birdenbire yüklenme yapmak bir geri dönüş  şoku yaratarak, tüm programı bozabilir. Önce karar vermek, konuyu iyi  anlamak, hazır olup olmadığını tartmak daha sonra da minik dozlarla  uygulamalara başlamak en iyisidir. 

Evelyn M.Monahan / metafizik şifa isimli kitabından