Quantum Touch – Kuantum Dokunuş

KUANTUM DOKUNUŞ NEDİR?

Yaşayarak deneyimleme şansını elde edenlerin anlayabileceği mucize bir şifa tekniğidir. Yaşam gücü enerjisi insan zekasının üstünde bir zeka seviyesinde işler ve yaşayanla yaşamayanı ayırt eder. Kuantum Dokunuş, nefesimiz yardımıyla, beden taraması yaparak  çakralarımızla güçlendirip ellerimizle yönlendirdiğimiz çok güçlü ve hızlı sonuca varan enerji sistemidir.

 

Kuantum Dokunuş yaşamadan inanması imkansız bir şifa sanatıdır, mucizelere açılan bir kapıdır, öze dönüş uygulama sanatıdır. Etkileri öylesine hızlı ve olağan dışıdır ki, hafif bir dokunuşla ağrıların azaldığını ya da yok olduğnu, açık yaraların hızla kapanmaya başladığını, kemiklerin kendilerini yeniden düzenlediklerini görebiliriz.

 

Kuantum Dokunuş: atom altı-yani kuantum düzeyde işleyen bu teknikler atom düzeyinde mucizeler yaratacak, yaşanılan mucizelere zaman zaman kendinizde inanmakta zorlanacaksınız.

 

NEDEN KUANTUM DOKUNUŞ DENİLDİ ?

Niye Kuantum Dokunuş denildiği sorusunu Richard  Gordon şöyle açıklıyor;  ‘’Biz Kuantum Dokunuş dedik çünkü; farkında olduğumuz ilişki yaşamın atom altı seviyesi yani kuantum seviyesidir. Biz inanıyoruz ki yaşam gücü enerjisi atom altı seviyeden başlayıp atoma, moleküle, hücreye, salgı bezine etki ediyor. Hatta kemiklerin hareketlerini dahi görebiliyoruz. Biz kemiklerin hareket ettiklerini görüyor-işte kemik hareket etti ve düzeldi diyoruz. Ama aslında biz gerçekten kişinin bedensel zekasının her seviyede kendisini şifalandırmasına etki ediyoruz. Fakat kemikler şifa sürecinde en son etkilenirler. Kemiklerden önce bedenin diğer parçaları etkilenir.

 

Bunun işlemi son derece basittir. Uygulayıcı, beden farkındalığı ve nefes teknikleri çalışmasıyla titreşimini yüksek seviyeye  getirip hasta kişiye dokunduğu zaman o kişinin bedensel zekası uygulayıcının yüksek frekansına uyum sağlayarak kendisini şifa sürecine sokar. Uygulayıcının yaptığı, kişinin bedeninde yüksek titreşim yaratarak o kişinin bedeni yeterli seviyeye ulaşıncaya dek bu titreşimi tutmaktır. ‘’

 

 

NASIL BAŞLADI ?

1978’de Richard Gordon, ‘’the polarity experince) kitabının imza gününde bir arkadaşı onu yakınlarda olan bir seminere götürmek ister. Gittikleri seminerde doktor Bob Rasmusson skolyozu olan bir hanım üzerinde skolyoz düzeltmesi hakkında bir gösteri mahiyetli seminer vermektedir. Bu gösteri Richard’ı çok etkiler ve Bob’la tanışmak için kolları sıvar.

 

Kısa sürede tanışır arkadaş olurlar. Bir tıp doktoru olan Bop, konferanslarla şifa konusunda yeni bir çığır açıyordu o günlerde. İlerleyen arkadaşlık ilişkileri sonucu Bop yaşadığı deneyimleri ve öğretilerini Richard’la paylaşır ve kendisi öldükten sonra bu akımı devam ettirmesini ister. O günlerde Bop’tan öğrendiği her şeyi  yazmaya başlar.

 

NİYE HASTA OLURUZ ?

Geleneksel Çin tıbbı doktorlarından Dr. Sha, hastalığı şöyle  tarif eder: Bedende hücreler kasılıp gevşeyerek bir ahenk içinde çalışırlar. Kasıldığında içerdeki madde küçülür, dıştaki enerji büyür. Gevşediğinde hücre içindeki madde büyür, dışarıdaki enerji küçülür. Bu ahenk her hangi bir nedenle (fiziksel, duygusal)  bozulursa o bölgede rahatsızlık duyulur. Bölgenin enerji dengesi bozulmuştur çünkü.

 

Dr. Sha ‘’hücrelerin içindeki madde ve dışındaki enerji sürekli yer değiştirip birbirlerini yaratmaktadırlar. Bu dönüşüm dengesi bozulduğunda hastalıklar ortaya çıkar’’ der.

BOP’IN SAFRA KESESİ

Bir sabah Bop, Richard’ı arayarak, safra kesesi krizi geçirdiğini ve Los Angeles’te hiç tanıdık şifacı olmadığını söyleyerek yardım ister. Richard bütün planlarını iptal ederek yola koyulur. 7 Saatlik yolculuktan sonra Bop’ın oteline varır, Bop yataktadır. Doktorların ameliyatla safra kesesini almak istediklerini kendisinin bu fikre karşı olduğunu anlatır.

 

Richard seansa başlar enerji akmaya başlamıştır bile. Yaklaşık birbuçuk saat sonra Bob’ın ağrısı geçer. Bob kalkar banyo yapar kendisini daha iyi hissettiğini söyler. Richard o akşam geri döner. Bob’ın bir daha safra kesesi sorunu çekmediğini  13 yıl sonra öğrenir. Bu 13 sene görüşmedikleri için değil ikisininde enerjiye güvenlerinin tam olması nedeniyledir.

 

KUANTUM DOKUNUŞ’UN REİKİ’DEN FARKI NEDİR ?

Reiki yaşam enerjisini, uyulmama aldıktan sonra niyet ederek çalıştırabiliriz ve başka bir şey yapmamıza gerek kalmadan akar Reiki. Yani, elimizi ihtiyaç duyulan bölgeye koyalım, niyetimizi yapalım eğer biliyorsak gerekli sembolü çizelim yapmamız gerekeni yapmışızdır Reiki kendiliğinden akacaktır, biz çağırırız işimiz biter gerisini Reiki halledecektir. Her hangi bir şey yapıyor ya da konuşuyor olmamız Reiki’ye engel olmayacaktır. Odaklanmak ya da başka bir şey yapmaya gerek yoktur. Kuantum Dokunuş’ta semboller ve uyulmamalar yoktur buna karşılık, beden (taraması) farkındalığı, nefes tekniklerini kullanma ve odaklanma gerektirir. Uygulama yaptığımız kişiyle sınırlı konuşuruz, bu konuşma ağrının seyrini takip için olmalıdır. Bu açıklama doğrultusunda her ne kadar kendi enerjimizi kullanıyor gibi görünsede kullanılan enerji evrenseldir biz Reiki’de olduğu gibi sadece kanallık görevi yapıyoruz.

 

REZONANS ‘’ TİTREŞİM’’

Değişik frekanslarda olan  iki cismin bir birlerine enerji transferi yaparak aynı frekansa girmelerine olanak sağlayan itici güçtür titreşim. İnsanlar dahil yaşamda yer alan her şey ‘’galaksilerden atom altı parçalarına kadar ‘’titreşimin’’ gücüyle hareket eder. En kolay tarifiyle Kuantum Dokunuş, iki değişik enerji frekansına sahip bedenin bir araya gelip, enerjisi düşük olanın yüksek olana uyumlanarak şifa sürecini başlatmasıdır.

 

Basit gibi görünen titreşimin işlevinde gerçek bir gizem ve mucize vardır, her şey ve herkes onun gücüyle hareket eder.

 

Karşılıklı duvarlara asılan eski tip sarkaçlı saatleri değişik yönlere doğru çalıştırdığımızda birkaç gün içinde saatlerin uyumlanıp aynı yöne hareket etmeye başladıklarını görürüz. Duvarın enerjiye kanallık etmesi ile saatler bir birine uyumlanmıştır. Buna benzer başka bir örnek, sıcak bölgelerde ağaçlara toplanan ateş böcekleri düzensizce yanıp sönerler. Kısa süre içinde görüntü değişir, hepsi doğal olarak uyumlanır ve aynı anda yanıp sönerler.

 

İki şey farklı frekanslarda titreşiyorlarsa ya düşük olan titreşim yükselecek ya yüksek olan düşecektir veya ortada buluşacaklardır.

 

REZONANS KURALLARI

*Enerjiyi çalıştırır. Tüm beden taraması fiziksel bedenin hislerini güçlendirerek ellerimizden akmasını sağlayacaktır.

 

*Körükçünün körüğü gibidir nefes. Ne kadar çok hava hareket ettirilirse iletişim ve diğer kişinin seviyesine düşmekten korunma o kadar güçlü olur.

 

*Nefesini enerjiye bağla. Beden taraması nefes teknikleriyle birleştirilip, uygulama yapıldıkça nefesimizle hislerimiz bir birine bağlanacaktır.

 

*Niyet et. Kişinin en yüksek hayrına şifa için niyet edilmesi yeterlidir.

 

*Sevgi ve şükran hissedin. Bilinçli olarak sevgi ve şükran duygularımızı canlı tutmak rezonansımızı yükseltir.

 

*Pozitif beklentide olun. Enerji insan zekasının üstünde bir zeka seviyesinde çalışır. Bu durumda bedenin mucizeler yaratabileceğine inanmak, şifanın gerçekleşmiş olduğunu düşünmek dahi şifaya yardımcı bir etkendir.

 

*Tüm dikkatinizi verin. Reiki’de odaklanmanız gerekmez. Kuantum Dokunuş’ta odaklanmanın etkisi inkar edilemez.

 

*Sonuçla ilgilenmeyin. Biz kişinin rezonansını yükseltmesine yardımcı oluyoruz. Sadece sonuç bizim işimiz değildir. Kişinin bedensel zekası o enerjiyi nasıl kullanacaktır bilemeyiz.

 

*Güven. Etken bir unsurdur. Kendimize, rezonansımızın yeterli yükseklikte olduğuna bunun seans için yeterli olduğuna ve SÜREÇ’e güvenmeliyiz.

 

KUANTUM DOKUNUŞ PRENSİPLERİ

*Sevgi evrensel bir titreşimdir. Tüm canlılarla iletişimdedir. Her seviyede çalışır ve gerçek doğamızı ifade eder. Yaşam gücünün ve şifanın temelidir.

 

*Şifaya yardımcı olabilmek tüm insanların doğasında vardır.

 

*Şifa öğretilebilen bir yetenektir ve uygulama yaptıkça artar.

 

*Enerji düşünceyi takip eder. Uygulamacı niyet ve meditasyonları yüksek enerji alanı yaratabilmek ve şifacıyı  (alıcı) çevrelemek için kullanır.

 

*Rezonans ve uyumlanma şifalanacak alanın titreşimlerini uygulayıcının titreşimine uyumlanmasını sağlar. Uygulayıcı sadece rezonansı yükseltir ve yüksek tutar.

 

*Gerçekte kimse kimseyi şifalandıramaz. Şifaya ihtiyacı olandır şifacı.

 

*Süreç’e güvenmek çok önemlidir. Yaşam gücü ve şifa süreci bizim algılarımız ötesinde bir bilgelikle çalışır ona güven duymalıyız.

 

*Enerji, bedenin şifalanması için gerekli doğal zekasını takip eder. Uygulamacı beden zekasına dikkat eder  ve ağrıyı kovalar.

 

*Uygulamacı şifa uygulaması sırasında kendiside şifalanmaktadır.

 

*Nefes alma yaşam gücünü arttırır.

 

*Sinerji birden fazla uygulamacının beraber  çalışmasıdır, son derece güçlü olabilir.

 

*Şifa uzaktanda yapılabilir ve çok etkilidir.

 

*Herkesin şifadaki yetenekleri kendine özgüdür, bazı kişiler bazı durumları şifalandırmada özellikle yeteneklidir.

 

*Kuantum Dokunuş diğer şifa yöntemleriyle kolayca kullanılabilir.

 

ŞİFACI OLMAK

Günümüzde şifa uygulaması yapabilmek için  bir dizi görüş vardır. Uzun yıllar çalışmanız, çok yetenekli olmanız gerek hatta yoğun bir eğitimden geçmeniz gerek  diyerek bizim  buna inanmamızı isterler. Gerçek olansa herkes çocuklar, yaşlılar istekli olan herkes şifa uygulamacısı olabilir.  Gerçek şifacı, şifayı alan kişidir. Buna göre Kuantum Dokunuş uygulayıcısı sadece kişinin kendisini şifalandırabilmesi için gerekli yüksek titreşim enerji alanına kanal olur.

 

TEMEL ENERJİ EGZERSİZLERİ

Kuantum Dokunuşu ayrıcalıklı yapan özelliği hiçbir sembol ya da uyulmama olmaksızın çalışmasıdır. Bu da bazı enerji egzersizleri ile olmaktadır. Bu egzersizleri öğrenmek dahi keyif vericidir. Bu egzersizleri öğrenmek için zaman ayırmanız ve çaba harcamanız gerekmektedir. Bu egzersizler zaman içinde  çok doğal hale gelecek, hiçbir çaba harcamadan kendiliğinizden yapacaksınız. Bu egzersizler için en yüksek çabanızı gösterirseniz başarınız  artacaktır. Nefes ve enerji egzersizlerini birleştirirken önemli bir noktada odaklanmadır.

 

NEFES EGZERSİZLERİ

Kuantum Dokunuş nefes teknikleri her zaman için tam nefes almayı gerektirir. Soluduğunuz havanın hacmi ağzınızdan nefes alıp vermediğinizi gerektirmedikçe burnunuzdan soluyabilirsiniz. Bazı nefes teknikleri için gerekli havayı burnunuzdan almanız zor olacaktır o zaman ağız yoluyla nefes alıp vermek gerekecektir. Bu tamamen  sizin tercihiniz olmalıdır. Ancak, ellerinizi göbek altına  koyduğunuzda aldığınız nefesle birlikte göbeğiniz ellerinizi itiyor olmalıdır. Tüm nefes tekniklerini uygularken beden taramasını unutmuyorsunuz.

 

*4/4 NEFES

Genelde çoğunluğun sevdiği bir tekniktir, eşit alıp verme de diyebiliriz. Kendinize göre 4 sayacak zaman dilimi bulun ve nefes alırken ayaklarınızdan başınızın üstüne kadar tam süpürme yapın, duyduğunuz hisleri fark edin. Nefes verirken de meydana getirdiğiniz bu hisleri mümkün olduğu kadar kuvvetle ellerinizden akıtın.

 

*1/4 NEFES

Son derece güçlü bir nefestir. 1 sayıncaya dek hızla nefes alıp 4 sayıncaya kadar verilir. Bu tekniği uygularken ağızdan nefes alıp vermeniz en uygun yoldur. Baş dönmesi yapabilir.

 

*2/6 NEFES

Bir başka güçlü teknik, 2 sayıncaya kadar nefes alıp 6 sayıncaya kadar verilir. Biraz çaba gerektiren bir tekniktir.  2 sayıncaya kadar akciğerleri yeterli havayla doldurup 6 sayıncaya kadar  dengeli bir şekilde verilir.

 

*ATEŞ NEFES

En güçlü tekniklerden biridir, yaklaşık dakika da bir defa yapılır. Kesinlikle ağızdan alınıp verilmelidir. Hızlı bir şekilde soluyabildiğiniz kadar havayı soluyun. O havayı karnınızda tutun ve 5-7 defa üst solunumla nefes alıp verin son bir kez daha derin bir nefes alıp bütün nefesinizi 4 ya da 6 sayımla bırakın. Hemen 2/6 veya 1/4  nefesle devam edin. Bu teknik çok sık yapılmaya uygun değildir, baş dönmesine neden olur.

 

*VORTEX (GİRDAP-SARMAL) NEFES

Evrende her şey hareket halindedir. Enerjide düz hareket yoktur, spiraller çizerek döner enerji. Enerjiyi döndürmeye başladığınızda hem titreşimi hem de etki gücünü yükselteceksiniz. Beden taraması ile birlikte ayaklardan baş üstüne döndürerek çıkardığınız enerjiyi yine döndürerek ellerinizi akıtın.  Dönmenin hangi yöne olacağı hiç önemli değil. Size rahat gelen yön olsun yeterlidir. Enerjiyi aynı anda bedenin içinde ve etrafında girdap yapın, bu dönmenin hızını arttırarak hislerinizi takip edin. Bu egzersiz fazla pratik yapma gerektirir. Ama alacağınız sonuçlar buna değecektir.

 

*MEYİLLİ NEFES

Mangalda ateşe üflediğinizi düşünün. 1/4  ya da 2/6 nefesle çalışırsanız rahat olursunuz. Tam nefes alın, verirken yokuş aşağı inerken hızınızın artması gibi nefesinizi arttırın ve son anda geri kalan bütün havayı aynı anda serbest bırakın.

 

YAPILABİLECEK HATALAR

Şifa seansında gerektiği gibi ilerleyemiyorsanız her şeyi bırakın ve işleminizi gözden geçirin, çok basit

-Yeriniz rahat değildir. Sizde üzerinde çalıştığınız kişide rahat pozisyonda olmalısınız.

-Elleriniz çok sıkıdır. Elleriniz olabildiğince  gevşek olsun enerjinin akımını kolaylaştırın.

-Nefes almayı unutmuşsunuzdur.


EN ÇOK NEYİ SEVERSİNİZ TEKNİĞİ

Kuantum şifa seansında uygulama yaptığınız kişiye en çok neyi seversiniz diye sorduğunuzda, o kişinin zihni otomatik olarak öyle bir anıya odaklanacak ve kişinin  yüzü gevşeyecek gözlerindeki gülümsemeyi göreceksiniz. Bütün bunlar saniyeler içinde oluşurken kişinin enerjiside  buna paralel olarak yükselecektir, bu da direnç blokajlarının daha çabuk kırılmasına ve seansın daha verimli geçmesine yarayacaktır.

 

Şükran, neşe  ve sevgi bulaşıcıdır. Sevginin derinlikleriyle bağlantı kurduğunuzda ellerinizdeki titreşimin arttığını göreceksiniz. Sizde güçlü bir his bırakan anınızı, dostunuzu, sevgilinizi, bir havanı sizi etkileyen her hangi bir şey düşünün. Bırakın bu his bedeninizi doldursun. Sonra bunu bedeninizin en çok neresinde hissediyorsunuz onu bulun  ve o belgeye toplayabildiğiniz kadar his toplayın. Bu hissin tüm bedeninize dağılmasına izin verin. Bu hisleri ellerinize getirin ve nefes teknikleriyle birleştirin. Bu hisleri hareket ettirmek için sadece niyetinizi kullanın.

 

YÜKSEK TİTREŞİM TEKNİĞİ

Oldukça  zor, uzun uğraş ve güçlü odaklanma isteyen bir tekniktir. Elleri hasta olan bölgeye koyduktan sonra zihninizle o bölgedeki dokunun içine girip şifalandırmaktır. Buna zihinsel ameliyatta diyebilirsiniz. İşlevi aynıdır çünkü.  Zihninizle bir dokuya girip onu tedavi ediyorsunuz.

 

KALÇA ÖLÇÜMÜ VE DENGELENMESİ

Bel sırt ve bacak ağrıları ya da dengesiz yürüme nedenlerinin başında kalça kemiğinin dengesizliği vardır. Bu dengeyi sağladığınızda çoğunlukla sorun giderilmiş olabilir. Kalça ölçümünü bedenin ön ve arka tarafından ya da tek taraflıda yapabilirsiniz. Ölçüm yapacağınız kişinin kalçası gözünüz hizasında olacak şekilde diz çökün ya da eğilin. Parmaklarınızla kişinin bedeninin iki tarafından (kaburgaların bitiş noktaları uygundur) aşağı doğru hafif bastırarak inin. Kalça kemiklerine geldiğinizde durun ve parmaklarınızdaki dengeye bakın.

 

Bir dengesizlik görmüşseniz, ellerinizi hafifçe bastırmadan kemikler üstüne koyun ve nefes tekniklerinden birini (1/4uygundur) uygulayarak enerji verin. Bu işlem 1 ila 10 dakika arasında sürebilir. Bazı durumlarda sizin  dokunmanızla birlikte kemiğin hareketini hissedebilirsiniz.

 

OKSİPİTAL KEMİĞİN ÖLÇÜLMESİ 

Baş ve boyun ağrıları, göz kayması, baş dönmesi çoğunlukla oksipital kemiğin dengesinin düzensizliğindendir. Bu işlemi iki şekilde yapabilirsiniz. -Başparmaklarınızı ensenin iki tarafından yukarı doğru hafif bastırarak kaydırırsanız kafatasının tabanına gelirsiniz. Önemli nokta kalça ölçümünde olduğu gibi gözlerinizin başparmaklarınız hizasında olmasıdır. -Elleriniz kafatasının iki tarafına yerleştirin. Başparmaklarınızı hafif bastırarak aşağı kaydırın. Kemiklerin bittiği noktada durup ölçümünüzü yapın. Bu ölçümler sırasında, ölçüm yaptığınız kişinin saçlarını toplamasına izin vermeyin, çünkü  saçları toplamakla oksipital kemiğin hizada olup olmadığını ölçmemizi engeller. Oksipital kemiğin dengesiz olduğunu anlarsanız iki elinizi oksipital kemiğin üstüne koyun ve bir süre enerji verin. UZAĞA KUANTUM Kuantum Dokunuş şifasını yakınınızdaki fiziksel bedene verdiğiniz gibi binlerce kilometre uzaklarada verebilirsiniz. Ana düşünce enerjide yer ve zaman denilen bir olgu yoktur. Geçmişte yaşanılan bir tatsızlığa bile şifa gönderip o acıdan kurtulabilirsiniz. Hatta gelecekte zamanı belli bir görüşmenize  dahi kuantum enerjisi göndererek en hayırlı şekilde geçmesini sağlayabilirsiniz. Mümkünse izin alın. Karşıdaki kişi ya da kişilerin sizin ne yaptığınızdan haberinin olup olmaması hiçbir değişiklik yapmayacaktır. İzin alınmalı mı sorusu gelirse akıllara seçim sizindir. Alabiliyorsanız alın çok da gerekli değildir. Olumlu düşünün. Kişiyle ruhsal olarak bağlanmaya çalışın. Rehberlerinizle bütünleşin. Odaklanmak için gerekiyorsa bir resim ya da obje kullanın. Enerji ihtiyacı olan organ ya da bölgeyi ellerinin arasına alın. Nefes tekniklerini kullanarak enerjiyi çalıştırın. Acele etmeyin. Tüm kuantum tekniklerini kullanmaya çalışın. Dış dünya ile bağınızı koparın boşlukta hissedeceksiniz kendinizi. Sonuçla ilgilenmeyin, sonuç sizin işiniz değil. SUYU ŞARJ EDİN Günümüzde içtiğimiz su içinde her tür katkı maddesi vardır. Suya uygulayacağınız 10-15 dakikalık enerji sudaki katkı maddelerinin etkisini zararsız hale getirip suya tatlı ipeksi bir içim sağlar. Bununlada kalmaz işlem, kuantum mucizesi sisteminizde çalışmaya devam edecektir, çünkü su bünyesine aldığı sevgiyi sizin bedeninize aktaracaktır. Küçük çocuklarınıza  şarj edilmiş su içirerek hem katkılardan korumuş hem de şifa vermiş olursunuz.

 

AĞRI NEREDE SORUN 

Bu soru seansa güç katacaktır. Çünkü midesinde ağrı hisseden birisinin omzuna ya da başına çalışırsanız normalde bir yanlış yok, enerji gereken yere  gidecektir. Ancak enerji verdiğiniz kişi size ve enerjiye karşı blokaj oluşturabilir ‘’ Bu bir şeyler bilmiyor, ağrım nerde o nereye çalışıyor gibi’’. Bu da seansı olumsuz yönde etkileyebilir. Kişinin ağrı hissettiği yerden seansa başlamak hem kişinin direncini kıracak hem de enerji dağılımının o bölgede yapılmasını sağlayacaktır. AĞRIYI KOVALAMA TEKNİĞİ Uygulamaya başlarken uygulama yaptığımız kişiye ‘’her  hangi bir değişim olursa bana bildir’’ dersek, o kişi ağrının seyrini bize bildirecektir. Diyelimki omzunda bir ağrı var ve biz o bölgeye koyduk elimizi. Az sonra kişi ağrı sırtımda diyebilir, o zaman biz o bölgeye yoğunlaşırız. Hatta bazı durumlarda ağrı bir hayli seyehat eder bedende. Bu durumda hep ağrının peşinde olursak kolayca bedeni terk etmesini sağlayabiliriz. TONLAMA TEKNİĞİ Bu teknik seansların etkisini arttırmak için güçlü bir yoldur. Sessizce zihinden ya da yüksek tonda şarkı söylemek gibidir bu teknik. Enerjiyi çalıştırın, hisleriniz yoğunlaştığında sesli olarak harf ya da nota söyleyin. Ellerinizde yoğunlaşan enerjideki farkı göreceksiniz. Değişik harf ve kelime yada notaları deneyimleyin. Örneğin: A – O – E – OM HUNİ TEKNİĞİ Bu tekniğe topraklama tekniğide diyebilirsiniz. Başınızın 5-6 metre üstünde bir ucu sivri olan bir kristalin sivri ucu taç çakranıza gelecek şekilde ve üstünün genişliği auranızı içine alacak genişlikte olsun. Yavaşça tepe çakranızdan içeri girsin geçtiği yerlerdeki olumsuzluklarınızı negatif duygularınızı beraberinde alıp götürerek ayaklarınızdan toprağa karışsın. Bu kısa meditasyonla üzerinizden bir yük kalktığını hissedebilirsiniz. DUYGUSAL ŞİFA Duygu kalıplarını kırmak ve duyguları dengelemek için; -Duygusal acı hissedilen yere enerji uygula. -Güven duygusunu unutma. -Nefes almayı unutma. -Topraklama yap. -Oksipital kemiğe enerji ver. -Kafatasının birleşim yerlerine enerji ver. -Çakralara enerji ver. Hata: Panik yapmayın. Seans sırasında duygularda boşalma olabilir. Kişi sakinleşinceye kadar seansı bırakmayın. Enerji verilen kişi ağlayabilir, bağırabilir, nefes zorluğu çekebilir. Siz korkuya kapılıp seansı yarıda bırakırsanız o kişiyi çok zor durumda bırakmış olursunuz.